Asya'nın Diş Buğdayı

Geçtiğimiz aylarda Asya'nın diş buğdayını yaptık. Dişlerimiz iki tane olmuştu ama ben Asya'nın meslek seçimi için emeklemesini de beklemek istemiştim :)  




Diş buğdayı ya da diş hediği de derler çok eski bir Anadolu geleneğidir. Bebeğin dişlerinin buğday gibi sağlıklı olması, hayatının bereketle dolması gibi tatlı nedenler vardır yapılmasının altında. İnternette çeşitli diş buğdayına ait tarifler bulabilirsiniz. Biz hazırlarken iki çeşit yaptık. Hem salata gibi yaptık haşladığımız buğdaylardan -ki gerçekten enfes oldu- hem de tatlı olarak hazırladık. İkisinin temelinde de buğdayı fazlaca pişirmek yatıyor :) 

Gün modunda ikramlarımızı yedikten sonra Asya'nın önüne bir bez serdik ve üzerine değişik meslek gruplarına ait aksesuarlar koyduk. Asyacık ilk olarak hesap makinasını kaptı sonrasındaysa aynayı :) Hesap makinası tüccara yorulurken ben anne baba mesleği mühendisliğe yordum. Tabii ki bu işin eğlence kısmı :) Asya seçimini yaptıktan sonra başından aşağıya buğday döktük ve saçında kalanları kurutmak için kenara koyduk. Tabii ben daha haftası dolmadan kaybettim. Koyduğum yerden emindim ama onlar orada yoktu :) Ama ben sonunu bağlayayım sizin için toplanan buğdaylar kuruduktan sonra ipe dizilip kızsa saça, erkekse boyna bağlanıyormuş.



Böyle hazırlıklarla uğraşmayı genel olarak çok seviyorum. Süslemelerden hediyeliklere hepsini çevremden gördüğüm tatlı yardımlarla hazırladım. Konsept olarak sincap fikrini benimsedim. Şimdi sizi minik partimizin ayrıntılarına götürüyorum.
Her organizasyonda baş sırayı çeken Asya'ya mı, kendime mi aldığım belli olmayan kara tahta kapının önünde karşılama için yerini aldı. Tahtayı ikeadan almıştım.
  

Asya'nın pastasını arkadaşım Şazimet ile birlikte yaptık. Şeker hamuruna boğulmuş bir pasta yerine son zamanların trendi 'naked cake' denemeye karar verdik. Sonuç efsane oldu. Yiyen herkesin beğendiği ve içinde ne olduğunu bildiğimiz güvenilir bir pastamız oldu :)



Onun dışında şeker hamurundan kurabiyeler hazırladık. Bu ikinci kurabiye deneyimim oldu ve bence uzuuuun bir süre yeter bu bana :) Çok ciciler ama gerçekten zahmetli bir iş. Gene arkadaşım Esma ve annemlerin yardımıyla altından kalkabildiğim bir hazırlık oldu. Genel olarak ikramlıkları ayrı bir masada sunmak istedim. Bunun için de evde ne kadar ahşap sunum tahtam, kesme tahtam vs. varsa topladım ve konseptime uydurdum. Küçük etiketleri hazırladım ve yazıcıda çıktını alıp kürdanlara yapıştırdım. İşte bu kadar kolay ve şık bir süsleme :)


Bu kasnakları tanımayan kalmamıştır herhalde. Daha önce Asya'nın 6 ay kınasında kullanmıştım. Okumak istersen 'tık tık' Ufak değişikliklerle burada da değerlendirmiş oldum. Onun dışında masadaki her şey evde olan aksesuarlar. Sadece ormana, doğaya uygun renk ve aksesuarları bir araya getirmek kaldı bana :)


İçeceklerimiz teyzemin elinden çıktı ve bu doğal içeceklere yakışır şişeler hazırladım. Aslında eski ayran şişelerine kurdele, etiket ve pipet dokunuşu yapmış oldum.
   

Hediye olarak arkada sepette görmüş olduğunuz kabuklu fıstıkları hazırladık. Minik sincaptan da böyle bir hediye olurdu zaten. Ayrıca kabul edin her yerde diş motifi görmek yerine yeni şeyler gerekmiyor muydu:)



Genel olarak salonun görünümü. Belki benzer hazırlıklara girişecek arkadaşlara fikir olur :)




Bıkmadım usanmadım gene Asya'nın mama sandalyesin süsledim. Sonuç; gene içinde bir tek fotoğraf çekmeden günü bitirdim. Ne yapayım unutuyorum :)




Gene bir organizasyonu daha birlikte tamamladığımız misafirlerimiz. Teşekkür ederim geldiğiniz için :)



Bir sonraki postta sizi Asya'nın doğum gününe götüreceğim :)
Şimdilik hoşçakalın



















Yorumlar