Bağışlanan Sadece Bir Organ Değil, Yepyeni Bir Hayattır.

Geçen sene bugün tarih 07.09.2015 hayatımın en güzel, en anlamlı paylaşımına şahit oldum. Annemle babamın iyi günde, kötü günde diye birbirlerine söz verirken ne kadar da samimi olduklarını... Canlarını, kanlarını hiç tereddütsüz birbirleriyle korkusuzca paylaşmalarını... Birinin gözlerinde onsuz hayatın anlamının olmadığını, öbürünün gözlerinde sonsuz şükrü, minneti... Paylaşmanın en güzelini gördüm. Çok şükür.

Canım babam böbrek hastasıydı ve çok şükür annem yanı başında onunlaydı ve onunla canını paylaştı. O bir melek! Allah'ım onun vücudundan önce kardeşimle bana; sonra babamıza can verdi. Şükranla, minnetle... Allah tüm hastalara acil şifalar versin. Bilirim ki şifayı, çareyi, mucizeyi veren büyük Allah. Ona güveniyorum hamdolsun ve şükürler olsun.




Ben bu yazıyı ''Organ Bağışına'' dikkat çekmek için hazırlamak istedim. Buradaki bilgiler benim kendi okuduğum notlardan düzenlenmiştir. 

Organ bağışı; bir insanın beyin ölümünün ardından başka insanlara organlarının bir kısmını veya tamamını bağışlamasıdır. Organ nakli canlı insandan da yapılabilir ve kan naklinden bir farkı yoktur. Aklı dengesi yerinde olan, yani doğru ile yanlışı ayırt edebilen, on sekiz yaşını doldurmuş olan herkes kalp, akciğer, karaciğer, böbrek, pankreas, ince bağırsak, kalp kapağı, kornea, kemik iliği ve deri gibi organlarını bağışlayabilir. Unutmamak gerekir ki; Bir kişinin bağışladığı organlarla, organ bekleyen birçok kişiye ikinci bir yaşam şansı verilir.

Dünyada organ yetmezliği ile karşı karşıya kalan insan sayısı her yıl artmaktadır. Verici sayısının azlığı, kadavradan yeterli bağışın yapılmaması, organ nakli bekleme listesine eklenen kişi sayısının da her geçen yıl çoğalması ile pek çok hasta sağlıklı bir organ umuduyla bekliyor. Özellikle kalp ve karaciğer bekleyen hastalar, uygun organın bulunamaması sebebiyle hayatlarını kısa sürede kaybediyor. Bugün ülkemizde böbrek bekleyen yaklaşık 40 bin hasta bulunmakta ve ülkemizde ne yazık ki organ bağışları yeterli seviyelere ulaşamamıştır.

Organ nakledilecek hastalar önce kan ve doku gruplarına göre sonra tıbbi aciliyetlerine göre belirlenir. Nakillerde cins, din, ırk, zengin-fakir ayrımı yapılmaz. 

Organ bağışının istenilen seviyelere ulaşamama ve toplumda yeterli duyarlılığın oluşmamasının nedenleri; bilgi eksikliği, yanlış inanışlar ve önyargılardır. Organ bağışı ile ilgili İslam dininde aykırı bir durum yoktur.
Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu, 6/3/1980 tarih ve 396 sayılı kararı ile organ naklinin caiz olduğunu bildirmiştir.Bu kararla; organ bağışı insanın insana yapabileceği en büyük yardım olarak nitelendirilmekte ve "organınızı vereceğiniz kişi yaptığı iyilik ve fenalıklardan kendisi sorumludur" denilmektedir. Kur'an-ı Kerim’de de “Kim, bir insanı, bir can karşılığı veya yeryüzünde bir bozgunculuk çıkarmak karşılığı olmaksızın öldürürse, o sanki bütün insanları öldürmüştür. Her kim de birini (hayatını kurtararak) yaşatırsa sanki bütün insanları yaşatmıştır." beyan olunmuştur.(Maide Suresi, Ayet 32)

Eğer ki siz de organlarınızı bağışlamak isterseniz bir organ bağış kartı alıp taşımanız yeterli olacaktır. Bu kartı; İl Sağlık Müdürlüğü Bölge Koordinasyon Merkezi' nden, Toplum Sağlığı Merkezleri' nden ve Devlet Hastanelerinden alabilirsiniz.

Organ nakli önemli bir konu. Nakil bekleyen hastalar önemli. Bu umutla bekleyen hasta sayısı hızla artıyor ama bağışlar aynı oranda artmıyor. Hepimizin sevdiği, eşi, çocuğu, dostu, anne veya babası nakil bekleyen bir hasta konumunda olabilir. Dilerim Allah'ım bizi sevdiklerimizle imtihan etmez. Ama siz empati kurmayı unutmayın. Unutmayın ki duyarlı kalabilesiniz.

Allah'ım nerede şifa bekleyen hasta varsa ''Şafi'' sıfatı ile şifa versin, şüphesiz ki şifayı veren yalnız O'dur.

Unutmayın; Bağışlanan organ, filizlenen hayattır!

Yorumlar