GEZİ: KIZKUMU

Denizin üzerinde yürümek... Kulağa çok efsanevi geliyor değil mi :) Bu sene gezi rotamızı duyup çok merak ettiğimiz ve görmek için can attığımız nokta: Kızkumu’ndan başlattık. Muğla Marmaris’e bağlı şirin ilçe Orhaniye’de bulunan bir cennet koyu Kızkumu. Denizin içine doğru uzanan yaklaşık 600 metre uzunluğunda ve eni yer yer 3 metreyi bulan kızıl kumlardan oluşan gizli patika, dizlerinize kadar gelen suyla size denizin içinde yürüyormuşsunuz hissi veriyor. Eşsiz doğa oluşumuyla yeşilin her rengini görmek için etrafınıza bakmanız yeterli. Etrafınızdaki çam ağaçlarının kokusu duyabilir, denizin üzerine yansıyan ormanın görselliğiyle mest olup yüzebilirsiniz. Size en önemli tavsiyem giderken deniz ayakkabılarınızı unutmamanız olur. Çünkü çıplak ayak yürümeniz canınızı minik keskin taşlar yüzünden yakar, terliğin de çok rahat olacağını düşünmediğim için en iyisi deniz ayakkabısı. Onun dışında söyleyeceklerin neler derseniz her turistik yer gibi burası da çok kalabalık. Yaz aylarında yerli- yabancı turist sayısı günde 1000’lere ulaşıyormuş. Kalabalığın sebebi; cip safarileri, otobüs turları, kendi araçlarıyla gelenler ve tekne turlarını da ekleyince anlaşılıyor :) Uzaktan bakanlara denizin üzerinde yürüyor izlenimi veren Kızkumu, çevredeki küçük koylara demir atarak fotoğraflarla keyifli anlarını ölümsüzleştirmek isteyenlerin vazgeçemediği yerler arasında bulunuyor.

(Maalesef sizler için bu kadar yukarıdan fotoğraf çekemedim,alıntıdır:)

Biz gittiğimizde de çok kalabalıktı ve patikanın sonuna kadar ilerlemedik. Aslında bir yanım mantığını anlayıp biran önce denize girmek istedi, bir yanım da yolun sonunu merak etti :) Sonuna kadar gitmedik ama yolun sonunda ve başında bulunan ve efsaneleri temsil eden genç kız heykellerinin olduğunu söyleyebilirim. Biz yapmadık ama siz sonuna kadar yürümeyi düşünüyorsanız dilek dilemeyi unutmayın. Çünkü aynı zamanda dilek yolu da deniliyormuş bu patikaya ve başlarken dilek dileyip yolun sonuna kadar yürümeniz gerekiyormuş. Benden söylemesi. Sonra niye duyup da söylemedin demeyin :) Gitmişken tabii ki sadece yürümeyin, etrafı dağlarla çevrili bu göl görünümlü koyda yüzün. Su inanılmaz sıcak geldi bize. Belki biz Balıkesir körfezinin serin sularına alışık olduğumuzdandır, belki de gitmek için Ağustos gibi sıcak bir ayı seçtiğimizdendir, bilemedim :) Bu koyda ilk şnorkel deneyimimi yaşadım. Yürüyormuşsunuz gibi sığ hissi sizi yanıltmasın patikanın sağı ve solu bu konuda hiç de masum değil. Aman dikkat! Plaj olarak güzel olduğunu söyleyemem. Böylesi güzel huzurlu bir yerde ucuz müzik sesine de hiç gerek yoktu. Yürüdük, yüzdük o zaman şimdi koyun ortasında korsanlara karşı gözcülük görevi amacıyla inşa edilen Rodos şövalyelerinin de kullandığı kaleye tırmanabilirsiniz :)




Türkiye’deki pek az yer böylesi bir etkileyiciliğe sahiptir. Bir düşünsenize denizin üzerinde yürüyorsunuz! Kızkumu; aslında deniz tepesi ya da kum dilimi denilen bir oluşum. Ama üç bin yıllık böyle bir doğa harikasıyla ilgili efsaneye inanmamak olmazsa olmazdı. Burayla ilgili birden fazla efsane var ve ben en romantik olanını beğendim :) Kral, kralın güzel kızı ve yakışıklı delikanlı… Efsaneye göre Bybassos Kralı'nın kızı güzel prenses ile bir balıkçı birbirlerine aşık olur. Kız geceleri sahile çıkıp kandille balıkçıya işaret verir ve balıkçı da karşı kıyıdan sandalıyla gelerek buluşurlar. Kral bunu zaman içerisinde öğrenerek bir gece kızını takip ettirerek balıkçının denizden geldiğini, kızının kumsalda onu beklediğini, beklediği yeri de elindeki bir ışıkla balıkçıya haber verdiğini öğrenir. Kral askerlerine kızını kumsalda yakalayıp elindeki ışığı alarak balıkçıya işaret vermelerini ve balıkçıyı yakalamalarını emreder. Denilen yapılır. Balıkçı karşı kıyıdan ışığı gördüğü anda atlar kayığına, kürek çekmeye başlar. Kız askerlerin elinden kurtulup denizin ortasındaki delikanlıya doğru koşmaya başladığı anda bir mucize gerçekleşir ve kızın her adım attığı deniz anında kumsala dönüşür. Arkadan koşan askerlerin üzerlerindeki ağırlık onları suya batırdığı anda bir asker ok ve yayına sarılır. Amacı delikanlıyı vurmaktır ama ok kıza saplanır. Efsaneye göre de kumların rengi kızın kanıyla kırmızıya dönüşür. Delikanlı okla öldürülen prensesi alıp kayığıyla ortadan kaybolur ve bir daha ikisini de gören olmaz. Başka bir efsanede genç bir kadın korsanlardan kaçmaktadır. Yine yol yapmak için taşıdığı kumları denize doldurur. Ama korsanlara yakalanmaktan kurtulamaz. Bir efsanede de kızın köyün delisinin kız olduğu ve cadı suçlamasıyla taşlanırken denizde boğulması hakkında. Her durumda, efsaneler kötü sonla bitiyor maalesef. 




Gelelim Bir Diğer Konuya; Nasıl Gidilir?
Marmaris merkezden kalkan Orhaniye dolmuşları ile ulaşmanız mümkündür. Eğer özel aracınız ile gitmek isterseniz Marmaris - Datça karayolunun 29. kilometresinde, "Hisarönü-Orhaniye-Selimiye" sapağından girip yaklaşık 5 km ilerliyoruz ve Orhaniye Kızkumu'na ulaşıyoruuuuuz:)

Burada aşk, sevgi, doğa, yeşil, mavi, kalabalık :)var. Güzel vakit geçirmeniz dileğiyle…

Bu arada uzmanlar Kızkumu’nun geleceği için endişe duyuyor. Aynı anda çok fazla kişinin kumların üzerinde yürümesi sonucu kumların dağıldığı söyleniyor (sanırım bir turnike projesiyle aynı anda en fazla 50 kişinin yürümesi gibi bir proje varmış zamanında ama uygulanmamış maalesef). Ayrıca Kızkumu’nun kendini yenileyebilmesi için kumu denize taşıyarak besleyen iki ana derenin acilen ıslah edilmesi gerekiyormuş. Son olarak da tekneler! En fazla 40-50 metre kadar yaklaşması gereken teknelerin Kızkumu’na fazlaca yaklaşıp yolcu indirmesi. Böylece bu teknelerin demirleri, zincirleri, pervaneleri ve çapaları deniz dibini sürekli tarayarak Kızkumu’nun yaşayabilmesi için kum tutan ve koruyan deniz dibi florasının önemli bitkisi poseidon çayırlarını yok ediyormuş. Gerçi biz oradayken tekne turları bu kadar yakına gelmiyordu.Sanki bu konuya çözüm bulunmuş gibi. Bilmiyorum zaten buraya gelen turistler hem efsaneyi yaşamak hem de dilek tutmak için yürümeye karadan başlıyor. Tekne turlarına gerek var mı bilemiyorum.

Sonuç olarak doğal ve kültürel değerlerimize hep birlikte ne kadar sahip çıktığımızı düşünürsek bir an önce gidip görmenizde fayda var!

Hoşçakalınnn :)





Yorumlar